5 Şub 2012

Mış'lı Bir Geç'miş. Mış Gibi Bir Yazı

     Adı, Mış Gibi. Çok sevdim onu. Mış'ları hep severdim ben zaten.
Mış'lar beni kendi yalanlarıma bile inandırırdı.
Mış'lar bana gerçeğin kekremsi tadını unutturur, elma şekeri misali kırmızı bir tat katardı ömrüme.
Mış'lar olmasını istediğim ama netliğinden hiçbir zaman emin olamayacağım şeyleri inandırırdı bana.
Mış'lar sorgusuzca, biraz da şuurumu sandığa kilitleyerek, tanrıya inanır gibi inandırırdı beni inanmak istediklerime.

     "Böyle olmuş.", "Aslında öyle değilmiş, böyleymiş.", "Gelmiş.", "Çok seviyormuş." 

     Adı, Mış gibi. Nasıl da güzel bakıyor. Öylesine sevdirdi kendini. Öyle sorgusuzca aşka iteledi sırtımdan. Mış'lar bahçesinden binlerce demet çiçek sundu bana. Solmuş çiçekleri hâlâ canlıy'Mış Gibi ellerime tutuşturdu. Kuru dudaklarıyla ıslak'Mış Gibi öpücükler kondurdu gözlerime. Daha önce hiç tam olmadığıma inandırdı beni. Onun adı, Mış Gibi'ydi. Elbette inandıracaktı. Buna inanmak istiyordum çünkü.

     "Ben Mış gibi. Ben geldim. Eksik yanın, bendim. Ve artık tam'sın. Tam'ız" dedi.

     Ardından rüyalar hiç bitmedi. Mış Gibi hep benimleydi. Mış'ların ardı arkası kesilmedi. Sonra gitti. Bütün Mış'larını bırakıp gitti.  Hatta yetmedi, yeni bir Mış daha doğurup öyle gitti. Eksik'Mişim gibi kalakaldım öylece. Oysa hiç azalmadım ki. Varoluşumda tamdım ben. Hayatıma Mış girdi ve bir yarım yok'muş gibi bir çaresizliğe sürüklendim.

 Şimdi sadece Dı var. Bütün kesinliği, netliği ve acımasızlığıyla, tüm gerçekliğiyle gelen bir Dı.
O git'Di.
O hiç gelme'di.
O seni bitir'Di.
O hiç gelme'Di. Sadece gel'Miş gibi yap'tı. Sev'Miş gibi yaptı.
Çünkü onun adı, Mış Gibi.
Tüm eksikliğiyle, belirslizliğiyle, rivayetiyle o Mış Gibiy'Di.


Yazının ana düşüncesi: "Ha -mış, ha -di... Her ne ise. Geleceksen gel! İnsanız ya."

Hiç yorum yok: