5 Nis 2012

Ömrümün her günü kandırıldım


Benim hatam sevemeyecek birini sevmekti. Sevmek bir yetenekti. Öğrenilemez ve öğretilemezdi. Bir insan ne kadar ders alırsa alsın ne kadar uğraşırsa uğraşsın iyi bir müzisyen olamaz mesela yeteneği yoksa. Notalara dokunabilir, ama onlara soluk kazandıramaz.

Ben bir ilah değildim. Kalbinde sevgiyle doğmayan birine sevmeyi öğretemezdim. Öğretemedim.
Ben hatalıydım. Kendimi ilah sandım. Aptaldım.

Bir hatam daha var, bunu kimse bilmez. Onca şey yazdım. Sayılarını bile bilmeden kaç bin kelime tüketti parmaklarım, bilmiyorum. Ama hiç hak eden birine yazmadım. Merak bile etmediler. Beni de sözlerimi de.

En büyük hatam ise hak ettiklerini sanarak yazmamdı. Sadece yazdıklarım olsa yine iyi. Bende aptallık çok. Hangisinden başlasam, bilemedim ki şimdi.

Yazdıklarımı hak etmediler.
Gözlerimi hak etmediler.
Göz yaşlarımıhak etmediler.
Hele ki dudaklarımı, kasıklarımı ve sıcaklığımı kesinlikle hak etmediler.
Sevilmeyi de hak etmediler. Sevilmek, onlara fazla gelirdi hep.

Elbet benim de hakkım olmayan şeyler vardı. Mesela kandırılmayı hak etmedim hiç.
Sevmekten ve güvenecek bir liman bulmaktan başka derdi olmayan bir kadını neden özenle kırmak, ısrarla defalarca kandırmak ister ki insanlar?

Sığınacak tek güvebilir limanın yalnızlık olduğunu her defasına daha iyi anlıyorum. Her defa bir öncekinden daha ağır oluyor. Kendini bir hiç gibi hissedene kadar yolu var. Yeni bir yol arayışına girmeye mecalin olmayana kadar yolu var. Yalnızlıktan başka seçecek başka bir yol kalmayana kadar yolun var. Yani demem o ki, yalnızlıktan başka çıkar yolun yok. Yolu"m" yok.

Hayal kurmuyorum. Dilek tutmuyorum. Umutla da bir işim yok artık. Sadece rica ediyorum. Sadece yatağından ve sokağından geçen bir kadını neden ısrarla hayatında barındırmak istediğini bilmek istiyorum.

Hasar almaktan yoruldum. Her defasında tamir edilip tekrar kırılmak için altı yaşındaki bir çocuğun eline verilen bir oyuncaktan çok daha fazlası olmak isterdim.

İnsanları anlamıyorum. Neyse ki onlar da beni anlamıyor. Bir şekilde orta yolu buluyoruz.

13 yorum:

huyumkurusun dedi ki...

doğru insan umarım çıkar karşına sen yaralarını sardığında çıkacaktır.sen yaralarını sar ve bir daha güvenme insan müsveddelerine.Ama insan her defasında birine güvenmek istiyor.İşte kendi kendimize ettiğimiz en büyük hata da bu.

KIZILGIN (Selnur Güneş) dedi ki...

kesinlikle haklısın. elinde olmadan yapıp pişman oluyorsun.

Zaman! Eriyor... dedi ki...

Hep öyle oluyor değil mi?Birisi ya daha çok daha yoğun seviyor ve yaşıyor yada diğerinde hiç tık yok.
İnsan böyle sudan çıkmış balık gibi kalıyor ortada.Bu anlattığın sevmeyi öğretemediğin yada sevemeyen''biri'' oldum bir müddet,ruhsuz adam yani.Dediğin gibi:kırılıyoruz tamir oluyoruz:tamir ola ola başka bir şeye dönüşüyoruz.
Ama oyuncaklarına iyi bakan çocuklarda vardır elbet.

sTuBboRn dedi ki...

Haklı olabılırsın yazdıkalrında bazen benzerlerını yasamıyor degılım fakat sunu unutma.. benzer benzerı ceker.. hayal kurmuyorum umut etmıyorum dersen olmaz.. ınsan hayal ettıgı muddetce vardır.. hayal edıp peşinden gitmen gerekli... en umutsuz oldugun anda bıle kendını motıve etmelısınkı o ruh halınden cıkasın.. unutma nasıl bakarsan oyle gorurusun.. mutsuz olmak ıstersen mutsuz mutlu olmak ıstersende mutlu olursun..! sımdı dıyeceksınkı kım ıster mutsuz olmayı.. ama suan sen yıkılmısım umutsuzum hayalsızım dedıkce.. bunları hayatına daha fazla ceker duruma dusmussun.. sen bu ruh halınden kurtulmadıkca aynı seylerı hep yasamaya devam edersın.. ılk once kendıne sor.. benı mutlu edecek sey baskasının benı sevmesımı? sen baskasından bekledıgın sevgıyı kendıne verıyormusun? pekı kendı kendıne bıle vermedıgın sevgıyı baskasından nasıl beklıyorsun? ılk once kendını sevmeyı ogren.. ve hayata pozıtıf bakmaya basla hemen bugun kalk gıt aynan kendıne gulumse.. en son ne zaman gulumsedın? sen kendıne gulumsekı herkezde sana aynı karsılı versın.. hanı derlerya bır seyı 40 kere soylersen olurmus.. ıste sen bu olumsuz seylerı 40 kere yazdıkca yada soyledıkce zaten yasıyorsun hep.. karsındakı ınsana kızarken kendıaslında onun senın bı aynan oldugunu dusundunmu hıc? nasıl ya ne dıyorsun dedıgını duyar gıbıyım.. evet karsımıza cıkan ınsnalar bızım aynalarımız.. onun sana yaptıgı her ıncıtıcı yada senı uzecek haraketı aslında bı amanda farkında olarak veya olmayarak sende basklarına yaptın..bunu cevabını verırken yok ya ne sacmalıyorsun deme kendı kendıne durust ol ve al kagıdı kalemı elıne yaz.. karsındakının olumsuz olarak gordugun her haraketını.. mesela : bencıl, yalancı,vurdumduymaz,ılgısız,benı sevmıyor,,vs vs ve bu yazdıklarının karsınıada senın bunları kıme yaptıgını yaz zamanında.. buna anne babanda dahıl olsun.. kendınle bı yuzleş ilk baskta bak neler neler cıkacak bılınc altında...cok uzattım ama eger dedıklerım ılgını cektıyse devamıda var.. ben bunları kendım bızzat denedım.. ve gercekten ıse yarıyor.. pozıtıf dusun pozıtıf olsun..

cherry dedi ki...

Nefes alıyorsak umut var demektir bebeğim, yani demem o ki vazgeçme hayallerinden.

Hayaller olmadan yaşayamaz ki insan. Hem belki o doğru kişi geldiğinde, kendine koyduğun kurallarda -belki de hayalsizlikten- doğru kişi olduğunu anlayamazsın.

Hayal kur, doğru zamanda doğru yerde çıksın o kişi karşına inşallah :)

Mert dedi ki...

Bu da hayatın hüzünlü bir yanı tabi ve bunlardan bahsettiğin sırada, internette bir şekilde görmek zorunda kaldıkça bana fenalıklar gelen o aşk laflarından oldukça uzaksın ki.
Muhtemelen o kadar tertipli biri değilsindir ama, bu yazı oldukça tertipli ve hoş.
Teşekkür ettim.
Sevgiler.

Biyolojik anne dedi ki...

kafamızdan geçenleri kelimelerle ifade ederken sadece %70 ini ifade edebiliyormuşuz. Karşımızdakinin se bunu anlama oranı %40 kadarmış. Dolayısıyla anlaşılmayı beklemek salaklık olur:)))

PisPatria dedi ki...

nerelerdesin sen, meraktayım.

KIZILGIN (Selnur Güneş) dedi ki...

hastanede yattım bir süre. şimdi evimdeyim. biraz toparliyim. yazacagım bir şeyler bebegim. yazın için de cok teşekkür ederim. cok etkiledin lan beni :(

PisPatria dedi ki...

geçmiş olsun, umarım toparlamışsındır canım. fazla takip edemedim son zamanlarda neyin vardı ya:s sancı demişsin, kısa süre önce sinsi böbrek ihtilalim nedeniyle sancısı bol bi dönem geçirdim, nedir şimdi durumun, arada bilgi ver olur mu?

KIZILGIN (Selnur Güneş) dedi ki...

anacım burada da mesaj şeysi yok ki. ya şöyle özetleyeyim, yumurtalık kisti bebegim. kelimenin tam anlamıyla anamı dinimi sikti.

Profösör dedi ki...

Üzüldüm doğrusu. Ama insana herşey ders oluyor. Bağlılık yerine bağımlılık haline geliyoruz. Belki de hatamız budur. Önce geçmiş olsun diyorum. Blogtaki dostların seni yalnız bırakmaz. Burası bir paylaşma yeri.


Blog Dostluğu

İnsan kendi itibarını düşünüyorsa ağzından çıkan cümlelere dikkat etmek zorundadır. Günlük yazmak gibi blogda da özel sayılabilecek duygu ve düşüncelerinizi yazmak konumunda kalabiliyoruz. Günlük yazmak daha somut oluyor. İsmin cismin ortaya dökülebiliyor. Fakat blog yazmak sanal bir eylemdir. Çünkü rumuzlarla kimlik kullanabiliyoruz. Belki de özel durumların irdelenmesi, farklı kimlik ve kişiliklerden yorum alınmsı, özgürce değerlerin tartışılması ve tartılmsına şahit olabiliyoruz. Adını ve sadını bilmediğimiz, ama yazılarından bir değer olduğu anlaşılan kimliklerin, kişilikleri de aynı zamanda ortaya dökülebiliyor. Bize düşen, iyiniyetli ve gerçekten kulağımıza altın bir küpe olarak takabileceğimiz öğütleri de alabilmiş olmamızdır.

Profösör rumuzuyla burda yazan blogdaş da bir nevi sanal dosttur. Fakat sanal da iyi bir dost olması, reelde kötü bir insan olduğu anlamına gelemez. Zaten buraya yazan blogdaşlar kendinden önce karşısındakini düşünebiliyorsa, karşı taraf bu samimiyeti hissedecektir. Belki de reeldeki arkadaşlardan görmediği iyi niyeti, samimiyeti, yardımlaşmayı, dayanışmayı ve paylşmayı blogdaşlarından görebilecektir. Blog yazarlığı ve blog dostluğu çok önemlidir. Blog yazarlığı ve paylaşımı da önemlidir. Bu bir lütuftur aslında.

Bazen kendini çıkmaz bir sokakta hissedebilirsin, bazen öyle sıkıntılar yaşarsın ki bütün duvarlar üzerine yıkılır. Blog dostluğu seviyeli olduğunda, kendine güven ve huzur gelir. Aşamayacağın ve çözemeyeceğin sorun yoktur aslında. Bütün tılsım buradadır.

Funda Seydem dedi ki...

öyle içten yazmışsın ki...senden çok farklı bir durumda değilim..kendimden çok şey buldum...yüreğine sağlık..