14 Mar 2014

Ben Berkin'i Hiç Unutmayacağım

Ben ölümün ne olduğunu 12 yaşındayken kollarımda iki günlük bir bebek öldüğünde öğrendim.
Henüz iki günlük. Doğalı iki gün olmuştu. Ev ana baba günü. Çocuk anneannesinin kucağındayken tuhaf sesler çıkardı. Annesi bunu duymadı, telefon ile konuşuyordu. Malum “allah analı babalı büyütsün”lü aramalar.
Odadaki herkes bakıştı durdu. Çocukta bir gariplik vardı, ama ne.
annem dürttü. “balkona git gel. çocuğu dedesinin sevmek istediğini söyle.”
Öyle yaptım. Oysa dedem sevmek istese kendi gelirdi. Neyse.
Çıktım. Bir dolanıp içeri girdim.
"Dedem bebişi sevmek istiyooor."

O an aldım çocuğu. Kucağımdaydı. Dışarı çıktım. Koridorda kafası arkaya düştü. Nefesini yokladım yüzümü yaklaştırıp. Nefes almıyordu.
Çocuğu babama verip durumu özetleyip annemi çağırdım. Ambulans çağırıldı ama tahmin edildiği gibi gelmemişti. Atlandı arabaya. Annem, babam, amcam (yani babası), hastaneye gittiler. Evde yengem dışında herkes bunu biliyordu. Ve ben o odaya giremiyordum.
O bekleyişi size anlatmamın tarifi yok. Herkes bir yandan rol yapıyor yengeme, Bir yandan da iyi haber bekleniyor.
Yengem yavaştan işkillenmeye başladı.
Millet hala rol yapıyor.
En son ufaktan çıtlatmayı denediler. Yengem telaşa verdi.
Anladı.
Hepimizden önce bilir gibi baktı.
İlk bebeğiydi.
Susamadı, konuşamadı, hiçbir şey yapamadı.
Gözlerindeki şoku size anlatmamın imkanı yok.
Henüz bir haber yoktu.
Ama dedim ya o zaten biliyor gibiydi.
Anlamış gibi.
Bebek öldü.
Aslında kucağımda ölmüştü.
Velev ki doktor da geç kalındığını söylemişti.
Aslında tam hatırlamasam da bilmem ne zehirlenmesi yüzünden öldü. Annesi zehirlemiş. Ya da onun gibi bir şey. Böyle vakalar oluyormuş. Yani hasta doğmuştu.

Ölümünün sebebiyle hiçbir alakam yoktu ama yine de kendimi suçladım.
Aradan 10 yıl geçti.
Ama yengemin gözüne baktığımda hala suçluluk hissederim.
O beni suçlu bulmasa da.
Çünkü o kadın evlat acısı yaşadı.
Dokuz ay karnında taşıdığı çocuğu bin bela haykırarak doğurup sadece İki gün kucağına alabilip sonra toprağa verdi.

Kendimi ister istemez sorumlu hissediyorum.
Ben çocukluğumca bunun ezikliğiyle yaşadım.
Ve ben bunu yaşadığımda sadece ve sadece 12 yaşındaydım.

Sen o yaşımı 6’ya katlıyorsun be adam, ama hiç yüzün kızarmıyor.


Benim öfkem burada başlıyor.
Benim yaşadığımın aksine kasıtlı bir cinayet söz konusu. Ama asıl sorumluların hiçbirinin canı yanmıyor.

Midem bulanıyor, kusacak oluyorum. Aklım almıyor.
Ölüm benim hayatımı sarsan tek şey. Beni o yaşımdan beri ölümden başka hiçbir şey üzmeye yetmiyor.
Ve bunun dahi meşrulaştığını görünce çıldırıyorum.
Bu kadar ele ayağa düştüğünü,
bu derece araç haline geldiğini,
bu derece basitleştirilip,
bir oyun haline getirilmesine,
inanın katlanamıyorum.

Ben Berkin'i hiç unutmayacağım
Kalbini kıran kıza saf duygularla yazdığı o tweeti.
Facebookta yarınlara nasıl koştuğunu yazdığı durum güncellemelerini,
ve o sımsıcak gözlerini hiç unutmayacağım.
umarım senin de beynine mıhlanır ve hep orada saplı kalır.

Hiç yorum yok: